Bir kız var

bir kız var ve bu kızdan çocuğum olsun istiyorum. Neden böyle birşey istiyorum sizce? - Aşk İlişkileri Sorusu Onay Şahin şarkıcısının popüler şarkılarından Bir Kız Var Nişan Eder şarkısının sözlerini sizlerle paylaşıyoruz. Onay Şahin - Bir Kız Var Nişan Eder Şarkı Sözleri sitemize 30 Mart 2017 Perşembe tarihinde admin tarafından eklenmiştir. Onay Şahin Bir Kız Var Nişan Eden Şarkı Sözü. Bir kız var nişan eden Beni perişan eden O kızın sebebine Geçmem gümüşhaneden Vay seni gümüşhane Vermedin bana yari Bak daha gelirmiyim Ziganadan yukarı Karşı beri liseler Dertlerimi bilseler O kız öldü deseler Evlendi demeseler Oy derede balıklar Ettiğim sevdalıklar Ne ... 0 Response to 'Bir Kız Var Nişan Eden Do Re Mi Notaları' Yorum Gönder. Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa. Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) Blog Arşivi 2019 (116) Eylül (3) Mayıs (1) Nisan (1) Şubat (25) Ocak (86) ... Bir kız var Yıllardır tokasını sakladığım Gözlerinde umudu Ellerinde inancı hissettiren Ve Uykularımı kaçıran sesi Bir kız var Yıllardır yazdığını sakladığım Silinmesin diye Sayfasını açamadığım Bir kız var Yıllardır fotoğrafımızı sakladığım Bakıp üzülmemek için Mutlu anıları hatırlamamak için Açamadığım çekmecemde Bir kız var Her şeyi ... Birleşmiş Milletler, koronavirüs salgını nedeniyle okulların kapatılmasının on yıl içinde dünyanın dört bir yanında şimdiye kadarki rakamlara ek olarak milyonlarca kız çocuğunun ...

KGBTR

2019.06.09 20:40 furkantopal KGBTR

Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu! Türk internetinin efsanesi "krdş grup bura ne beklion (KGB)" çıldırmaya burdan devam ediyor. Türkiye'nin sosyal medyasına birçok jargon, motto ve yeni mizah anlayışı kazandıran KGB grubu, üyelerin gruba, grubun da üyelerine fayda sağladığı özel bir oluşum. KGBTR, her şeyin özgürce sansürsüz bir şekilde konuşulduğu samimi ve kaliteli bir topluluktur. KGBTR'ye destek ol: https://kreosus.com/KGBTR This community is only for Turkish speakers...
[link]


2020.09.24 19:45 alwaysiesta EN BÜYÜK SORU SOSYAL MEDYA

Tek sorun bu anlayın artık 1.60 obez, shrek'in karısı tipinde kız selam merhaba yazma cevap vermem diyor üstüne 600 konuşma bin beğeni bin takipçisi var connected 2me uygulamasında. Büyük ihtimal ile dışarıda görsem yüzüne bakmam hatta belki görmem çarparım.
Sosyal medya olmasa çok açık ve net bir şekilde bakın açık ve net bir tane kız ile tanışacağın zaman ona harcadığın zaman konuştukların, oturup bir şey içtiklerin ne biliyim en basitinden araban ile bir yerde görüp eve kadar beraber geldiğin zaman o kız için ALTIN kadar değerli olacak çünkü ibine göt lalesinin biri siktiğim instagramından, twitterından tinder zart zortundan kızı bulup sırf sizden daha yakışıklı, daha zengin, daha magandalığını sergiliyor diye kıza bir bok demeden elinden ALAMAYACAK. bunlara direkt erişim sahibi olmadığı için o konuştuğunuz insanı bulması %90 daha zor olacak. kızda dışarıda gördüğü o adamı sosyal medya olmadığı için bu yaşantılarını bilmediği için siklemeyecek onu dışarıda görse bile bakıp geçecek hadi konuştular diyelim en basitinden oturup bir ton zaman geçirmesi gerekecek ve tabii ki kıza yazan bir sürü inşaat amelesi, yaşlı dayı, maganda, nargileci tip olmayacağı için kızın götü kalkmayacak ve ona gösterdiğin ilginin köpeği olacak.
submitted by alwaysiesta to turkincel [link] [comments]


2020.09.24 13:32 ArnoldCivardanegezer Inceller reddedildikleri veya güzel kadınların peşinde koştukları için mi incel ?

Gerek buraya twitter'dan görüp gelen normie tipleri gerekse kendini femcel sanan chadsexual mallar ortak bir iddiaya sahipler o da şu: ''Kızlar tarafından reddedilip incel olmuş'' veya ''Güzel kızların peşinde koşup karşılık alamayınca incel olmuş''
Bu genellikle kadınların yürüttüğü, toplumda var olan hipergami sorunuyla yüzleşmekten kaçma ve topu taca atma taktiğine hizmet eden bir algının ürünüdür. Hipergamiyle yüzleşmekten kaçma sebepleri de elbette ki kendi rahatlarının bozulmasını istememelerinden kaynaklanıyor, nasılsa istedikleri chadin altına yatıp, döl kovası haline geldikten sonra bir betabuxx bulacaklarına şüphe yok.
Peki gerçekten inceller güzel kızların peşinden koşup, çirkin kızlara şans vermiyor mu? Hayır. Pek çok incel bırakın güzel kızların peşinde koşmayı, herhangi bir kıza çıkma teklifi edecek kadar bile arkadaş çevresine yaklaşamamıştır. Bu da tiplerinin (bazı kişilerde psikolojik) bozuk olmasından kaynaklanıyor. Aksine bizler güzel kızlara sanıldığı kadar dahi ilgi duymazken o kadar da güzel olmayan kızlarla eşleşmeyi tercih ederiz. Örn: 3/10 bir erkek olarak 2-3-4/10 kızları tercih eder. Fakat kadınlarda var olan hipergami sebebiyle 3/10luk bir kız kendi seviyesindeki erkekleri asla tercih etmez, daha üst skalada olan 'chad' peşinde koşar. Bu sebeple 3/10 bir kızın pek çok erkekle ilişkisi olabilirken aynı düzeydeki erkek şayet parası da yoksa partner bulamaz.
Ayrıca kadınlarda bu durum erkeklerdekinin aksine bir avantajdır çünkü pek çok erkek güzel kızların ulaşılmaz olduğunu düşünerek bu gibi çok da güzel olmayan kızlara yaklaşmaya çalışır. Hayatında 3 ay konuştuğu karşı cins olmasa depresyona girecek tipler, hiç bir kızla fiziksel etkileşime girmemiş erkeklere ''karı beğenmiyor'' diyorsa ortada ciddi bir yanlış anlaşılma var demektir.
Sizlerin daha önce konuştuğu,ilgi gösterdiği veya reddedildiği kızlar çok güzel miydi ? Benimkiler 2ila4/10 arasındaydı hep hiçbiri de benimle ortalama altı tipe sahip olduğum için ilgilenmedi.
submitted by ArnoldCivardanegezer to turkincel [link] [comments]


2020.09.23 09:15 RoughCry Hem Ayranım Dökülmesin Hem Sevgilim Bakire Olsun

Arkadaşlar, aynı anda ikisine sahip olamazsınız. Bırakın artık bu işleri. Aynı zamanda hem "Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu" olduğunuzu iddia ederken her hafta birisinin "bakire olmayan kız da orosbu yha" postlarına upvote atamazsınız. Aynı zamanda cinsel özgürlüğünüzü buraya saat başı karı atıp 31 çekerek kutlarken "sevişen kadınlar da orospu yha" edebiyatı yapamazsınız. Çomar olun isterseniz, olabilirsiniz, kızmam. Kolay olan o zaten, babanızın ve ondan önce onun babasının inandığı tüm değerleri sorgulamadan alırsınız olur biter. Ama yarı çomar olmayın, çok aptalca gözüküyor.
Hiç kendinize sordunuz mu "kız neden bakire olmalı"? Evet belki gerici amcanız (herhangi bir gerici akrabanız da olabilir) falan bir kadın bakire olmayınca ona "orospu yha" derdi, peki bu onları orospu yapar mı? Gerici amcanız başka hangi konuda haklı da bu konuda ona hak veresiniz? Ama yok, birisi demiş size sevişen kızla evlenilmez diye siz de tekrar ediyorsunuz. Bakirelik eskiden önemliydi çünkü doğan çocukların size ait olduğunu belirlemede o kadınla sevişmiş olan tek erkek olmanız dışında bir ispat yoktu. Artık böyle bir yönteme ihtiyacımız yok çünkü bunu yapan teknolojilerimiz var. Neden halen bakireliğe bu kadar takılıyorsunuz? Ben size söyleyeyim. Kendi adınıza düşünemediğiniz için çevrenizdekiler ne derse o oluyor sizin için. Eğer etrafınızda "bakire kızla sevişilir mi ıy kanlı kanlı" diyen insanlar olsa onlara uyardınız. Savunduğunuz bu "değer"in hiçbir değeri yok ama diretiyorsunuz. Ha, bakire olmazsa sevgiliniz ne mi olur, etrafınızdaki gericiler size "ıy orospuyla mı birliktesin" diyebilir. Alınır mısınız? Evet, ama alınmamanız gerekiyor. Bu hakaret, herhangi bir gericinin size "evlilik dışı el ele tutuşulur mu" demesi kadar anlamsız olmalı sizin için. Madem ilerici olacaksınız, madem geleneksel değerleri sorgulayacaksınız, tam sorgulayın o zaman. Yok öyle" hem şeriat gelmesin hem kadınları evden çıkarmayalım"cılık. Temelini yitirmiş kültürel ön yargılarınızı atlattığınızda bakireliği sorun etmeyi bırakarak daha rahat bir hayat yaşayabilirsiniz, ben de her hafta bir başka tescilli İrticaPost™ görmek zorunda kalmam. Hadi bakalım ağlayın şimdi yorumlarda "amcı" deyin "meriç" falan deyin komik oluyorsunuz.
submitted by RoughCry to KGBTR [link] [comments]


2020.09.23 09:09 s4med 4 ay önceki rüyam gerçekleşti ama tuhaf bir şekilde.Evet aşık olduğum sarı saçlı bir kız var.tıpkı msn deki komşu kızı işte o aşık olduğum dönemde çok sıklıkla aynı bakış açısından onu aşağıdaki pozisyonda arabada görüyordum. Devamı yorumda

4 ay önceki rüyam gerçekleşti ama tuhaf bir şekilde.Evet aşık olduğum sarı saçlı bir kız var.tıpkı msn deki komşu kızı işte o aşık olduğum dönemde çok sıklıkla aynı bakış açısından onu aşağıdaki pozisyonda arabada görüyordum. Devamı yorumda submitted by s4med to KGBTR [link] [comments]


2020.09.22 23:13 seytanreis KREŞ BY ŞEYTANREİS

Çocuklarımızın kreşten çıkmasını beklerken, benimle beraber kendi çocuklarını bekleyen, mahalleden arkadaşlar Şehmuz ve Fehmi ile ibretlik bir sohbete dalmıştık. Konu döndü, dolaştı çocuklara geldi. Fehmi oğlunun okuduğu kitaplardan şikayetçiymiş. Zararlı yazarların kitaplarını okuyormuş devamlı. “Yoldan çıktı çıkacak, iki sene sonra ben gominist oldum, Allaha da inanmıyom” derse ben ne ederim. Ele güne nasıl açıklarım bunu.” diye yakınıp durdu. Yakındı ama içime kurdu düşürüverdi. Benim kız da aynı kitapları okuyor olabilirdi. Aynı okulda, aynı sınıfta beraber tahsil görüyorlardı. ” Kimmiş o yazarlar söyleyive bakam sen bana” dedim ama Fehmi de bilmiyormuş yazarların adını. “Hangi kitaplamış bakem onlar” dedim, kitapları da bilmiyor. Kendisi okumamış, televizyondan duymuş falanca yazar kominist, filan kitap zararlı” diye. Fehmi konuyu açıpda oğlundan dert yanmasıyla gaza gelen Şehmuz, sanki baştan beri o anı bekliyormuş gibi atıldı hemen. “Sorma arkedeş. Benim kız da kötü kötü şarkıla dinliyo. Hepsi yabancı, anamıza, bacımıza, dinimize, imanımıza küfür ediyola hep.” Birden benim kız geldi aklıma. O da gece gündüz yabancı şarkı dinliyordu. Belki de aynı imansız adamların şarkılarıydı bunlar. Hemen sordum Şehmuz’a “Bak ne diyecem sana. Sen şarkıları anlıyon yalım. Benim kızın kasetlerini sana getiremde bi bakıver bakalım. Hangisi küfür ediyo, hangisi etmiyor” Bunda da umduğumu bulamadım. Şehmuzda anlamıyomuş şarkılarda neler söylediklerini. Geçen sene ölen Mithat emminin cenazesine gelen, merhumun askerden arkadaşı Molla Mehmet söylemiş ona da. “Kızlarınıza zinhar yabancı şarkıcı dinletmeyeceksiniz. Maazallah kafir olurlarda, mahşerde hesabını sizden sorarlar” deyince, bizim Şehmuz evdeki bütün yabancı kasetleri yakacak olmuş. Kızıyla hanımı bir olup, yalvar yakar kurtarmışlar imansızların kasetlerini. Şehmuz lafını bitiripte masaya koyunca, ikisi de taş sırası bandeymiş gibi bana bakıyorlardı. Çaresiz bende gömecektim kızımı masada. “Vallahi arkadaşlar benim derdimin yanında sizinkilerin esamesi okunmaz. Benim derdim dağlar kadar. Aramızda kalsın da ( aslında aramızda kalsın dediğim hiç bir şeyin, hiç bir zaman aramızda kalmadığını biliyordum) benim kız sakıncalı şeyler seyrediyor. Üstelik bir şey de diyemiyorum. Yanımda izliyor bir de utanmaz. Annesi de ona destek çıkıyor. ” Seni hep o Şehmuzla Fehmi dolduruyor) deyip izletiyor.” Şehmuz adının bizim evde bile anılacka kadar popüler olmasından memnun bir gülümsemeyle bana bakıyordu. Derken Fehmi de aynı şeyleri kendi oğlunun izleyip izlemediğinden emin olmak ister gibi sordu ” Ne izliyor mesela?” Onları da uyarmam gerektiğine o kadar emindim ki, usulca başımı masanın ortasına doğru yanaştırdım. Onlarda dikkat çekmeyen gizlilikle başlarını masanın ortasına yaklaştırdıklarında, neredeyse nefeslerimizi birbirimizin dudaklarında hissedebiliyorduk. Ve ılık nefesim eşliğinde o dehşet verici cümleyi kurdum. Dinsiz, hem kömünist hemde faşist, devletimize, milletimize kasteden, evlatlarımız daha çocukken, aklı ermeyecekken, altına sıçıp, sümüğünü yerken onlara kendi tarikat propagandalarını aşılamayı amaçlayan, dış güçlerin dizisi, “Şirinler” dediğimde, yüzlerindeki insan rengi adeta limonu fazla kaçmış bol ekşili bir pırasa yemeğinden ilk kaşığı almış gibi sararıvermişti. “Evet” dedim fısıldayarak. “Şirinler”.Yine de açıklamam gerektiğini anlatan bakışlarıyla tahammül sınırlarımı zorluyorlardı. Bu çağda hala bütün bunları anlayamayacak kadar cahil insanların yaşıyor olması başlı başına bir alamatti zaten. Boğazımı temizler gibi yapıp, öylesine, yalnızca dikkat çekmek için hafifçe öksürdüm, ve onlara bu lanet dizinin iç yüzünü anlatmaya başladım. “Kan kırmızısı bir şapka takan, bütün köyü it gibi çalıştırıp, kendisi bir bok yapmayan, onların sırtından geçinip bütün işi gücü büyüyle, bedduayla, kem gözle nazar deyirmek olan yaşlı bir adam var. Bu size kimi hatırlatıyor?” Şehmuz bir an için olayın ciddiyetini kavramış ve bana hak veriyormuş gibi bakmaya başladıysa da, gözlerindeki derin karanlık bir bok anlamadığını hissettirecek kadar belirgindi. Derken gergin sessizliğimizi bozan yine Fehmi oldu. “Cafer Emmi mi yoksa. Vallahi onun bir şeyler çevirdiğini ben anlamıştım.” Onun verdiği cevaptaki cehalet değildi aslında üzerinde durmam gereken nokta. Bunu öyle merak uyandırıcı bir ses tonuyla söylemişti ki, Şehmuz bile hiç anlamamasına rağmen, hemen o anda dizideki yaşlı adamın “Cafer Emmi” olduğuna inanmıştı. “Halbuki Cafer Emmi garibanlara muska yazan, içine cin kaçan kızların bedeninden o cinleri çıkartan, mübarek bir adamdı.” O anda nerede hata yaptığımı, daha en başta onlarla bu kadar ciddi bir konunun içine girmemem gerektiğini anladım. Ben onlara kominist, din düşmanı, katil bir adam olan Beşer Esedden bahsediyorum. Şirin baba diye bize Suriye rejimi olan Komünizmi sevdirmeye çalıştıklarını söylüyorum. Ama onlar bana Cafer Emmiden bahsediyorlar. Aşağı köyün Muhtarı Seyfettin haklıymış. Bana “Sana bunları anlatıyorum ama, sakın kimseye benim anlattığımı söyleme. Sonra bizi seri cinsinden devlet kurmakla suçlarlar, vallahi olimpiyatlarda şiirlerde okutsak, ilçedeki gazetede yazılarda yazdırsak, belediyenin anonsuynan her gün imdat, nerdesiniz, adam öldürüyorlar, biz adam bile değiliz,” de desek yırtamayız. Zaten böylesine zeka gerektiren bir bilgiyi herkes anlayamaz” demişti. Vallahi haklıymış. İnsanlar bilmedikleri, okumadıkları, anlamadıkları şeyler hakkında yorum yapmayı ne kadar seviyorlar. Cahil bu köyün insanı cahil. Öğlen ezanının okunmasıyla birlikte çocuk bakım evinin paydos saatinin geldiğini anladık. Kapıda beliren köyün kadrolu tek çocuk bakıcısı Hacer Yenge kapıda belirdi. Önünden başları önde, büyük bir edeple onu selamlayıp çıkan çocukları seyrediyordu. Sırayla hepimiz geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızı kucağımıza aldık, tekrar görüşürüz diyerek evlerimize döndük.
submitted by seytanreis to KGBTR [link] [comments]


2020.09.22 19:27 dortmundboy Kız nasıl Tavlanır? Playboy Türk

Eskiden Youtube'da bir tane video serisi vardı. Kız nasıl tavlanır diye yanlış hatırlamıyorsam Playboy Türk diye bir kanaldı. Videoları sırf yazılıydı ve Assasins Creed müzikleri koyuyordu arkaya. Kız tavlama olayı bana saçma ve abartılı gelmişti ama yaptığı kız tipleri analizleri bana doğru geliyordu. Youtube'da aradım bulamadım tek bir izi kalmamış. Bir yerde videolarını bulma şansım var mıdır?
submitted by dortmundboy to KGBTR [link] [comments]


2020.09.22 11:36 ApoIlon Bir sorum olacak

Beyler ben 17 yaşındayım, şimdiye kadar cinsel bir deneyimim olmadı, bana bunları öğretecek bir abim vs yok. kısa keseceğim benim sikim 16.5 cm, zorlarsak 17 olur belki, sanırım sikişeceğim en sonunda ama bir sorun var, ben hangi boy prazervatif kullanacağım? Kendi sikime uygun olan boyutu hangisidir onların orta boy vs mi? Bir de şu var ilk deneyimim olacağı için erken boşalmak istemiyorum neticede biraz kızı da memnun etmek istiyorum, erken boşalmayı önleyen prazervatifler var bildiğim kadarıyla ok un falan, dışarıdan belli olur mu o fark, yani soru şu düz prazervatifle erken boşalma önleyen prazervatif arasında kapak farkı var mı? (Kız görmesin erken boşalmayı önleyen şeyi aldığımı o yüzden) kapak farkından kastım şu o paketin içinde olan direkt prazervatifi saklayan kısım, dış kapakta fark olduğunu biliyorum, bi yardım etseniz çok iyi olur.
submitted by ApoIlon to KGBTR [link] [comments]


2020.09.22 02:45 ratpack762 Beyler selam sanırım TV de izlemiştim çok uzun zaman önce bir film vardı adını bulamıyorum filmin kısaca hatırladıklarımı söyleyim belki izleyen vardır bilir, Filmde bir şey oluyor gündüz normal güneş var ama gece olunca bildiğiniz gölgeler her yeri kap kara karaltıyor o ışığı yutan karanlık içine g

Beyler selam sanırım TV de izlemiştim çok uzun zaman önce bir film vardı adını bulamıyorum filmin kısaca hatırladıklarımı söyleyim belki izleyen vardır bilir, Filmde bir şey oluyor gündüz normal güneş var ama gece olunca bildiğiniz gölgeler her yeri kap kara karaltıyor o ışığı yutan karanlık içine g
Not film bulundu https://www.youtube.com/watch?v=J2ifOpS-v_c

Beyler selam sanırım TV de izlemiştim çok uzun zaman önce bir film vardı adını bulamıyorum filmin kısaca hatırladıklarımı söyleyim belki izleyen vardır bilir, Filmde bir şey oluyor gündüz normal güneş var ama gece olunca bildiğiniz gölgeler her yeri kap kara karaltıyor o ışığı yutan karanlık içine girince öldürüyor sizi arabaların,fenerlerin pillerin jeneratörlerin hiç biri çalışmıyordu, ofis gibi bir yerde başlamıştı duvarlardaki ışıklar giderek karardı her yer karanlık olmuştu hiç bir yerde elektrik& enerji yoktu, şehir içinde geçen bir filmdi ve burada hatırladığım bir olay da şu, IŞIKTA KALAN (bi şekilde) yaşıyordu hatta bir otobüs durağı vardı küçük bir kız çocugu orada yaşamaya çalışıyordu gündüz güneş doğunca duraktaki güneş panelleri aküyü şarj ediyordu gece kız o durağın aydınlattığı ışık altında saklanıyordu ben ne yaptıysam bulamadım hatta whatismymovie.com 'da anahtar kelimeleri yazdım normalde bu sitede film için bir kelime giripte bulamadığım film yoktu ama bu kadar şeyin nesini oraya yazayımda bulayım bilemedim, şimdiden teşekkür ederim
https://preview.redd.it/ypppc08hilo51.jpg?width=1920&format=pjpg&auto=webp&s=61a4b3ebb53d89fa52c96c24a5e97e9c00f9f1d2
submitted by ratpack762 to KGBTR [link] [comments]


2020.09.21 15:37 hexadcml !!! Komik cs nickleri gel watandas !!!

BENCE COKKK KOMIK KOMİKSE +R3P PLS xD GerdekBasanFlorasanHasan Annemle Babam Vs yapıyor Hanım kos benm c4ü getir Kediye Kafa Atan Mouse Tele olmasın bunca yiqit Hüsnü zevklendirici Kim_500_Mermi_İster werder_weremem Vukuat var abi dalın NuklearBaslikliKiz Anne Ben Terörist Oldum Abi_Elindeki_Ney? SeyimeGündoğdu Benim hiç clanım olmadı bidakka_sarjor_bıttı SeWiMLeePeacH 12345el-lazim-headshot-icin OpelCorsaBendeKorum *** benivurmaabi annemyokbenim vurma_babama_söylerim Cekilin Ben doktorum Küçükkedis2mi7 EvdeEkmekYokKeLesALdık EvladımAwpNeKadar? YavasLanOldurcen WurmaAbi5CocukWar
[TEXAS]TefeciNECMI [TEXAS]FabrikatorRIZA [TEXAS]SanayiciOSMAN [TEXAS]AvukatSELIM [TEXAS]GardropFUAT [TEXAS]TahsildarKEMAL [TEXAS]BekciMURTAZA [TEXAS]BombaciMULAYIM [TEXAS]FirlamaEROL [TEXAS]TropikAMPUL [TEXAS]GazozcuNURI [TEXAS]KucukEMRAH [TEXAS]TosunPASA [TEXAS]DamatFERIT [TEXAS]SarilarinSULO [TEXAS]KibarFEYZO
Pi)Lav Pi)yon Pi)kacu Pi)yanist Pi)slik Pi)ch Pi)zza
KelesAlsanNeYazarAslanGıbıDeagleVar Kedi Kesen şatanist fare KodummuSitdown SenDurBenDalarım DurVurmaKonuşalım AyıpYataktaOlur Qha----KafamaGedii AtınıMikenKovboy MikKafalıJaponAskeri Ufo gÖren maSum Krew Kilisenin İmamı VurDedikÖldürDemedik YaSaMaK SoRuN OLDU.....! zımparayla31cekenpınokyo ufo gören masum Terorist
BUNLARDA UZUNLARI >İçimde hiç patlamayan bir C4 var.Defuse kit'im olurmusun ?
>Seni seninle yaşamak varken, sensiz wallcılarla yaşamak zoruma gidiyor..
>Ölüm, ölüm dediğin nedirki gülüm, ben senin için C4 kurmayı göze almışım..
>Seni her düşündüğümde bir terörist wuruyorum.. Benim artık top15'de adım var..
>Kalbim kalbindeki C4'ü defuse edecek kadar adi ise, ellerim consola disconnect yazacak kadar asildir..
>Girdim Dün Servera Baqtım Wallcular Burada, Seni Gördüm Elim Kaydı Bütün wallcular yana yattı.
> Bir varmış bir yokmuş.De_Dust'ların Birinde EliteBaşlıklıKız varmışşşş. Büyük annesine AK47 götürecekmişşş.Annesi 30Kurşun ve 3De ekstradan sarjör vermiş. Ve anne tembi etmiş.Sakın ama sakın CT'lerin Base'inde geçme diye.Fakat EliteBaşlıklı Kız dinlememişşşş. CTlerin base'inden geçerken bir M4A1!li terörist EliteBaşlıklı Kızı Topuğundan vurmuşşşş. Kız ağlamış sızlamış.Ama ODA NEEEE. CT EliteBaslıklıKIZA AŞIKMIŞŞŞŞŞ.
Ve sonnnn. BÜYÜK ANNE ÖLDÜRÜLÜR.Ve eliteBaşlıklıKız ile CT Sevgilisi bölüm bitene kadar mutlu ve mesut yaşar..
> Bir ak47 mermisi seni seviyorum anlamı taşısaydı, ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inanki admin beni serverdan banlardı..
>Hani ak47 vardır hs anlatır hani hileci vardır speed anlatır birde aşk vardır beni hayattan banlatır seni seviyorum..
>(Dustjump) Bir havuz gördüm uçurumun en altında.. Benim olmazsan ya uçurumdayım yada en altında..
>Bir awp mermisi olmak isterdim. Neden mi? Düşmanın seni awp ile wurduğunda vücudunun derinliklerine girip bir daha hiç çıkmamak için..
YıyosaBıcaklaGel [genelde 1hp]
HaNıM TuFeGiMi GeTiR!!![awp-delerde]
Kafası Haric15cm
Kopek balıgını Yiyen MinikBalık
Kopek balığını KoValayan HamSi
Satanist KeSen pSikopat kedi
hanımkelesimigetir
>Round nedir ki? başlar biter. ak47 nedir ki? hs atar gider. c4 nedir ki? patlar biter. Ama sana olan kurşunlarım sonsuzdur, ancak sizin basede biter.
oglum buna keles derler hey adamım bana bı colt al 1_pis_kedi_seyimi_7 yavaş Lan Şeytan Doldurur see_can_me_war Kertmeyenkele Cüneyt Arkana Baq Beni Vuran Top Olsun Donumdaki_canavar Mozart'ınSonZartı
submitted by hexadcml to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.21 07:49 MisoChang Çok makyaj yapan veya anlayan bi kız değilim. Dün indirim var diye Gratisten bir ruj alayım dedim, almadan da açamıyorsun covid yüzünden. Dedim 15 liraya aldım bi şeyler, ruj kırık çıktı beyler. Fakirin yüzü gülür mü hiç...

Çok makyaj yapan veya anlayan bi kız değilim. Dün indirim var diye Gratisten bir ruj alayım dedim, almadan da açamıyorsun covid yüzünden. Dedim 15 liraya aldım bi şeyler, ruj kırık çıktı beyler. Fakirin yüzü gülür mü hiç... submitted by MisoChang to burdurland [link] [comments]


2020.09.20 11:20 griljedi (Kuram) Jon Snow Hayalet’i Nasıl Buldu?

(Kuram) Jon Snow Hayalet’i Nasıl Buldu?

https://preview.redd.it/s1lvqcsss9o51.png?width=1280&format=png&auto=webp&s=69f3fc3767185650e0b544d139db95acf639cea1
ASOIAF Youtuber Talking Thrones’un “The Real Reason Jon Snow Found Ghost” isimli videosunu izlediğimde genel olarak hoşuma gitti, çevirmek bugüne kısmetmiş. Her zaman ki gibi kendi cümlelerim, yorumlarım ve eklemelerimle yazıyı hazırlıyorum.
Bildiğimiz gibi Bran I POV’da ölü bir ulu kurt ve beş yavru bulunmuştu; üç erkek, iki dişi. Bunlar Ned Stark’ın beş meşru evladının sayısına ve cinsiyetlerine denk geliyordu. Lord Stark ilk başta yavruları istemese de Jon’un ikna becerisiyle Ned ikna edildi ve çocuklar kurtları aldı. Ortalıkta Jon için bir kurt yoktu. Herkes atlara binip köprüye kadar atlarını sürdüklerinde Jon bir anda atını durdurdu.
Atlarına binip yola çıktıklarında, Bran zaferin şekerli tadını ağzında hissediyordu. Yavru kurdunu kıyafetindeki deri katlarının arasında sarmalamış, sıcak bedenine yaslamış, yolculuk için güvene almıştı. Şimdi yavrusuna ne isim vereceğini düşünüyordu.
Köprünün yarısına geldiklerinde Jon aniden durdu.
"Ne oldu Jon?" diye sordu babası.
"Duymuyor musunuz?"
Bran ağaçları sallayan rüzgârı, demir ağacından yapılmış köprüye vuran nal seslerini, aç yavrudan gelen gurultuları duyuyordu ama Jon bambaşka bir şeyi dinliyor gibiydi.
"İşte!" dedi Jon. Hemen atını çevirdi ve tam ters istikamete, köprünün başına doğru koşturdu. Ölü ulu kurdun olduğu yerde atından inip yere çöktü. Bir an sonra, yüzünde bir gülümsemeyle, kafileye doğru geliyordu.
"Diğer yavrulardan uzakta kalmış olmalı," dedi Jon.
"Ya da uzağa bırakılmış," dedi babaları altıncı yavruya bakarken. Bu yavrunun tüyleri bembeyazdı. Gözleri kan kadar kırmızıydı. Bran, diğer yavruların gözleri henüz açılmamışken, bu beyaz yavrunun gözlerinin neden açık olduğunu merak etti.
"Bu bir albino," dedi Theon Greyjoy. Eğleniyor gibiydi. "Bu enik diğerlerinden de önce can verir."
Jon Kar babasının himayesindeki çocuğa uzun ve soğuk bir bakışla cevap verdi. "Ben senin gibi düşünmüyorum Greyjoy," dedi. "Bu yavru benim."
Burada dikkat çeken ilk şey, Jon Snow ve diğerleri 6. yavruyu ilk başta göremiyor çünkü yavru, diğerleriyle beraber değil. Kurt, muhtemelen sürünerek diğerlerinden ayrıldı, yahut Ned’in söylediği gibi “bırakılmış” dahi olabilir. Yani eğer bu yavru kurt, aslında başka bir kurttan doğmuşsa ve buraya bir başkası tarafından (diğer kurtları gönderen) kastten bırakıldıysa, tamam ama hepsi aynı kurttan doğdu ise bırakılma şansı olduğunu sanmıyorum ama burada Ned’in ağzından GRRM’in Jon’un kimliğine de gönderme yapıldığını düşünüyorum. Jon’un ebeveynleri ile ilgili gerçeği göz önüne aldığımızda o da aslında Ned Stark’ın ellerine bırakıldı ve gerçek ailesinden uzağa gönderildi. Zaten kurdun renginin beyaz olması GRRM’in ifadesiyle Jon’un piç olarak büyümesine, dışlanmışlığına bir işaretti ve bence diğer Stark kurtlarından farklı bir kurt olduğuna da bir işaret. Unutmayın ki bu kurt, ayrıca diğerlerinin aksine, gözleri açık olan tek kurttu. Yeni doğan kurt, köpek, kedi vb. Canlıların gözleri ilk aşama kapalı olur ve sonraki haftalarda açılır. İlk doğan ayrıca en iri olandır da... Burada Hayalet’in gözleri açık. Bunun sebebini bir türlü anlamamıştım, ya bu hayvan hepsinden önce doğdu ya da hepsinden daha hızlı gelişen, büyüyen ve güçlenen kurt, Hayalet ki gerçekten de Hayalet, sonrasında diğerlerinden daha hızlı büyüyordu. Bu da belki Jon’un geleceğine işaret olabilir, bir çocuk olmasına rağmen daha ilk iki senesinde Gece Nöbeti’nin Lord Kumandan’ı seçilmeyi başarmıştı ve kendi kardeşlerinden de daha olgun olmasının yanı sıra hızla büyüyen biriydi.
Bu kısmı geçersek gelelim ana konu olan kurdun bulunma şekline... Hayalet ile ilgili ilginç bir bilgi verdikten sonra devam edelim. Bunun için JON I POV’a geçiyoruz.
Jon tavuğun bir budunu koparmak için uzandığında aklına daha iyi bir fikir geldi. Tavuğun tamamını bıçağına geçirip bacaklarının arasından masanın altına kaydırdı. Masanın altındaki Hayalet, sessiz bir vahşilikle kendisine verilen yiyeceği yemeye başladı.
...
Benjen soğan yerken Hayalet'i neşeyle izliyordu. "Çok sessiz bir kurt bu," dedi.
"Diğerlerine hiç benzemiyor," diyerek karşılık verdi Jon. "Hiç ses çıkarmıyor. Ona bu yüzden Hayalet adını verdim ve bembeyaz tüyleri yüzünden. Diğer yavrular siyah ya da gri, hepsi koyu renk."
Bunun gibi birkaç alıntı daha görmek mümkün; kısacası Hayalet, hiç ses çıkartmıyor, ismi bu yüzden Hayalet. GRRM sonraki kitaplarda bile bunu bize hatırlatıyor. O zaman şu soruyu soralım; Jon Snow, Hayalet’in sesini nasıl duydu da onu gidip buldu? Öyle ya, bu kurt hırlamıyor bile, mırıldandığını bile okumadık, dilsiz bir hayvan gibi, sessizce işini hallediyor. O zaman Jon’un bu kurdu duyması mümkün değil ki diğerleri de duymadı zaten. Bran, elindeki kurtların mırıltısını ve diğer bir çok şeyin sesini duydu ama Hayalet’i duymadı.
“...O sıradan bir kurt değil. İri Jon, ulu kurtların çocuklarınıza kuzeyin eski tanrıları tarafından gönderildiğini söylüyor.”
Catelyn, oğullarının kurtları karlar arasında bulduğu günü hatırladı. Üçü erkek ikisi dişi beş kurt yavrusu vardı, Stark Hanedanı’nın beş öz çocuğu için beş kurt... ve altıncısı, beyaz tüylü, kırmızı gözlü, Ned Stark’ın piç oğlu Jon Kar için. Onlar sıradan kurtlar değiller, diye düşündü. Gerçekten değiller.
Kurtların sıradan olmadığı aşikar, başkaları da bunu sezinleyebiliyor, birkaç yerden bu yönde ifadeler okuduk. Yaz, Bran’ın komadayken ölmesine engel dahi olmuştu ve dahası hayvanlar, sahiplerinin ölüm tehlikesine girdiğinde anlıyor ve uyarıyor ve karşı tarafın içindeki kötülüğü sezinleyip yine uyarıyor. Hepsinden önemlisi bu kurtar, Stark çocuklarının warg yeteneklerini asıl tetikleyen unsurdur. Yani kanlarındaki büyü ile bu hayvanların bir bağlantısı, ilişkisi var. Sadece sayı değil cinsiyetlerin de birebir uyuşması, hayvanların çok önemli olduğuna ve sıradan olmadıklarına işaret ve İri Jon haklı olabilir, bu kurtlar gerçekten de kuzeyin eski güçleri tarafından gönderilmiş olabilir ki mantıklı olan da budur, yoksa 200 senedir Sur’un güneyinde görülmeyen bir kurdun, Sur’u geçip Starkların bulması için doğum yapması mümkün değildir.
Bazı okuyucular ulu kurtların, sıradan kurtardan daha büyük; hoş özellikli koca köpekler gibi görse de bu kurtların içinde Melisandre’nin de ifadesiyle “güç” olduğunu yani “büyü” olduğunu çok rahat gözlemleyebiliyoruz. Zaten başka türlü warg yeteneğini tetiklemeleri mümkün olmaz. Unutmayın sadece 1000 kişiden 1’i warg olabilir ama bir evde etkin olarak warg gücüne sahip olduğundan emin olduğumuz 4 çocuk var, Robb rüya gördü mü hiç bilmiyoruz (ama diğerleri gibi onunla çok vakit harcadığı için tetiklenmesi mantıklı olan) ve Sansa’nın, kurdu öldüğü için, var olan warg yeteneğinin tetiklenmediğini ve haliyle hiç kurt rüyaları görmediğini biliyoruz ama Leydi ölmeseydi ve onunla zaman geçirmeye devam etseydi, Sansa da etkin bir warg olacaktı çünkü altı çocuk da warg, kanlarında o büyüyle doğmuşlar.
“Boz Rüzgâr’ın hoşlanmadığı her adam, senin yanında olmasını istemediğim adamdır. Bu kurtlar, kurttan öte yaratıklar Robb. Bunu biliyor olmalısın. Belki de onları bize tanrılar gönderdi. Babanın tanrıları, kuzeyin eski tanrıları...”
...
"Sizin de beş meşru evladınız var. Üç oğul, iki kız. Ulu kurt Stark Hanedanı'nın arması. Bu yavrular sizin çocuklarınız tarafından sahiplenilmek için doğmuş." Jon Snow, Bran I
...
Kırmızı gözler, diye fark etti Jon ama Melisandre’nirı gözleri gibi değil. Kırmızı gözler, kırmızı ağız, beyaz kürk. Kan ve kemik, bir yürek ağacı gibi. Bu hayvan eski tanrılara ait ve bütün ulu kurtların içinde yalnızca bu kurt beyazdı. Robb ve Jon yaz karlarının arasında altı yavru bulmuşlardı; beş yavru gri, siyah ve kahverengiydi, Starklar için beş yavru ve bir beyaz yavru, Kar gibi beyaz. Jon cevabını almıştı artık.
Gördüğünüz gibi birden fazla kişi bu kurtların, kuzeyin eski güçleri tarafından gönderildiğini düşünüyor ve hatta Jon’un alıntısı bize Kankuzgun’un görünüşünü de tarif ediyor. Hayalet ve Kankuzgun’un tarifi neredeyse aynı; kemik/kar kadar beyaz ten/kürk ve kan kırmızısı gözler. Kemik ve Kan. Bu ayrıca Büvet ağaçlarının da tarifidir. Yani Büvet Ağaçları, Hayalet ve Kankuzgun’un görünüşleri aynı. Bu da kurtların ve kuzey güçlerinin ilişkisine bir gönderme. Yani kurtlar, Kankuzgun’u ve Şarkıcılar tarafından gönderilmiş olabilir. Bazı okuyucular, kuzeyin eski tanrılarının aslında eskiden yaşamış ve ölmüş ve ruhlarının Büvet ağaçlarının içine girmiş olan yeşil görenler olduğunu düşünüyor. Bu kadar çok ve isimsiz olmalarının sebebi buna bağlanıyor ki mantıklı. İnsanın ilkel aklıyla da böyle güçleri olan ve bu şekilde iletişim kuran kişiler, zamanla ilah gibi görülmeye başlanmıştır. Bu da bize eski kuzey ilahlarının neden Büvet ağaçları olmadan güçlerini kullanmadıklarını, bu ağaçların olmadığı yerde güç sahibi olmadıklarını açıklıyor çünkü yeşil görenler, bu ağaçlar aracılığı ile güçlerini kullanıyor.
Jon’a ve Hayalet’e dönelim...
"Ne oldu Jon?" diye sordu babası.
"Duymuyor musunuz?"
Jon’un, ses çıkarmadığı için, Hayalet’i duymasının mümkün olmadığında anlaştık sanırım? Oradaki onca insanın da kurdun çıkardığı sesi duymamasının aslında tam da bu sebeple olduğunu anlamışızdır. Jon, köprünün yarısına geliyor, atlar zaten ayrı ses çıkartıyor ve diğer sesler de var ama kimse duymaz iken Jon, kurdun sesini duyuyor. Onca mesafe ve sesin içinde kurdun, sesini duyurması için, çok fazla ses çıkarması beklenir ki böylece sadece Jon değil, diğerleri de duysun ama kimse Hayalet’i duymadı çünkü kurt yavrusu aslında hiçbir şekilde ses çıkarmadan orada duruyordu, en azından sesi dışından çıkarmadı.
O zaman Jon nasıl duydu? Aslında soruyu birkaç kere sorsak da kesin bir cevap vermek mümkün değil ama yüksekle ihtimal buna imkan veren şey Jon’un warg yeteneği ve bu kurdun onun için olmasından kaynaklı. Yukarıda söylemiştim, kurtlar ve sahipleri arasında bir bağ var; sadece sayısı değil, cinsiyetleri de çocuklara denk ve warg yeteneklerinin tetiklenmesiyle bağlantılılar. Hepsi warg kanını taşıyor, Jon da bu şekilde Hayalet’in duyuyor; zihnini... Yani bir çeşit ön-warglama gibi diyebiliriz belki. Sonraki kitaplarda uyanıkken de kurdun varlığını hissettiğini biliyoruz, yanında olmasa bile (bir tek Sur ötesinde ayrıldıklarında ve Jon geri döndüğünde, bir süre hissedemedi ve rüyasında göremedi) ve Jon’un Hayalet’in hislerini, açlığına kadar hissettiğini de biliyoruz, doğal olarak hayvanın içinden/zihninden ses çıkardığını ve Jon’un, kurtla bağlantısı sayesinde, bunu duyduğunu söylemek mümkündür.
Bran, diğer yavruların gözleri henüz açılmamışken, bu beyaz yavrunun gözlerinin neden açık olduğunu merak etti. - Bran POV I
...
Bütün yavrulardan hızlı büyüyen Hayalet onu kokladı, dikkatli ve hafif birkaç ısırıktan sonra iki kurt da yere yattı. - Arya POV I
Hayalet’in gözlerinin hepsinden önce açık olmasının belki de sebebi ve amacı buydu? Biliyorsunuz “gözlerinin açılması” terimi, kitaplarda güçlerini keşfetme ve kullanmayla ilişkili bir durum. GRRM buna gönderme yapmak istemiş olabilir. Belki de bu yüzden Hayalet, diğerlerinden daha hızlı bir şekilde büyümüştür... warg bağlantısı çift taraflıdır; Jon ile hızlı kurduğu bağlantı, belki de kurdun hızla büyümesine de sebep olmuştur?
Videoyu hazırlayanın başka bir düşüncesi var ve daha çok bu düşünce üstünde duruyor; Bloodraven ya da gelecekteki Bran’ın etkisiyle Hayalet’i duymuş olması/fark etmiş olduğu... Jon’un “Duymuyor musunuz?” sorusu üstüne Bran’ın ilk duyduğu şeyin ağaçları sallayan rüzgarın sesi olduğuna dikkat çekiyor. Belki de diyor, gelecekteki Bran’ın fısıltısını duymuştur ve bunu Hayalet’in çıkardığı bir ses olarak algılamıştır. Sonuçta hayvanın da nasıl bir ses çıkardığınız bilmiyorsak da bence bunun bir “kelime” olması pek olası değil, kelime olsaydı zaten bu Jon için dikkate değer bir şey olurdu. Gelecekteki Bran’ın da köpek sesi çıkardığı düşüncesi çok saçma geliyor yahut Kankuzgun’un.
Bu düşünceye temel olarak daha sonraki bölümlerde de Büvet ağacı kullanıldığında, dinleyen kişi için ağaçların-rüzgarın fısıltısı şeklinde bir şey duyduğuna dair örnekler vermiş. Örneğin geçmişteki Ned’e seslenmesi ve BR’nin rüzgar duydu vs. şeklinde bir açıklaması veya Theon’un Kışyarı’nda iken Bran’ı fısıltı-rüzgar şeklinde duyması gibi.
Belki gelecekteki Bran sayesindedir, bilemiyoruz ama bana göre “rüzgar fısıltısı” alıntıları bunun için yeterli bir delil değil, bu sadece ama sadece bir yeşil görenin “etkisi” olduğuna dair bir işaret olabilir ki kurtları gönderenin bir yeşil gören olduğu fikrine sıcak baktığımızı farz ediyorum. Haliyle orada halihazırda olan biteni izleyip, Jon’un kendi kurdunu bulduğundan da emin olmak isteyecektir.
Gelecekteki Bran kuramı popüler sayılan bir düşünce ama bu fikre çok soğuk bakıyorum. Yani neden illa sittin sene sonraki x kişi geçmişe müdahale etmek zorunda ki? Hele ki elimizin altında sittin senedir Starkları izleyen ve çevresinde dolanan yaşayan en güçlü yeşil gören varken? O yapabilecekken niye 100 sene sonraki Bran yapsın? Mantık nedir? “Bakın, gemişe müdahale edebiliyor, çok güçlü biri!” demek için mi? 100 tane olayla bunu anlatabilirsin. Örnek? Bir insanı (Hodor) warglayarak. Bu yüzden Gelecekteki Bran kuramlarına, ikna edici kanıtlar görmediğim yahut doğrudan bu konuda sahne görmediğim sürece, pek ihtimal vermeyeceğim.
Konuyu sonuca bağlayıp bitirirsek; bana göre Hayalet ve Jon arasındaki bağ, (muhtemelen) 3. kişilerin (yeşil gören; BR?) vesilesiyle, o anda kurulmuştu ve bu sayede de kurdu zihninde duyması ve bulması mümkün oldu.
İnşallah yazıyı beğenmişsinizidir, okuduğunuz için teşekkürler.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.09.20 02:13 bglfpig Clock Tower: The First Fear İnceleme

Seri Katilden kaçma Temasını sever misiniz?

Yani Slasher Diyorum Ben Bayılırım evet
Ne Kadar Klişeler ile dolu olsa bile ergenlerin ya da direkten yetişkinlerin ya da bir kişinin yenilemez bir katil tarafından kovalanmasını izlemek bana hep zevk verdi
bu türü harika veren filmler mevcuttu
Friday the 13th
Halloween
Peeping Tom
Child's play
Scream
Cabin in the woods
Nightmare on Elm Street
Teksas da katliam
Falan Filan say say bitmez
oyunlar açısından da neler var bakalım
popüler olanları sayalım en azıdan evet bir sürü Slasher Türü oyun var ama biz çok bilinenleri sayalım
Until Dawn
Nightcry
remothered tormented fathers
Haunting Grounds
AMA ÖZELLİKLE BUNLARA DOĞUŞ KAYNAĞI OLMUŞ OLAN
Clock Tower: The First Fear
bu oyun hakkın da ne diyebilirim ki? bir sanat esiri mi? yoksa sanat esiri olmaya yaklaşan oyunlardan birisi mi?
hala bile emin değilim ama bunun sebebi ne diye sorar isen Clock Tower bir şeyi başarıyor ki zamanına göre kesinlikle taktir edilmeli
Oyun Size Bir Sürü Ending sunuyor ve çoğu farklı mesela birisini kurtarıyorsunuz ama bir ending de birisi ölüyor ya da bir ending de baya kişiyi kurtarabiliyorsunuz ama bir ending de o olmuyor ya da bir ending de bir villain ekstradan öldürebiliyorsunuz ya da bir kaç ending de ana karakteriniz ölüyor
saydıklarımın hepsini yapıyoruz
ve 1992 de çıkmış bir oyun için bu gerçekten takdir edilebilir ve türünün en iyi örneği bile sayılabilir
Clock Tower: The First Fear sanat esiri mi değil mi? hadi gelin soruyu öğrenelim
Öncellikle bu İnceleme de Tüm Endingler göze alınacaktır güzel uzun bir inceleme olacak arkanıza rastlanın ve okumaya başlayın
Spoiler uyarısı tabi ki oyunu oynamadıysanız gidin oynayın ve gelin öyle okuyun
3
2
1
BAŞLADI

Konu:

Clock Tower: The First Fear oyunu Jennifer Simpson isimli Kızımızın ve Ana Karakterimizin Ahem bir Malikaneye ''Mary Barrows'' isimli Hatun Tarafından götürülmesini anlatıyordur yani tek değil tabi ki yanın da arkadaşları var bunlar ise Anne Lotte Laura Harrington isimli kişilerdir Malikaneye geldikleri zaman önce tatlı tatlı yerleşme yapmışlardır güzel bir güzel kız sohbeti ediyorlardır Sonra Ana Karakter Jennifer arkadaşlarının isteği ile Mary bulmaya gider fakat gider iken Elektrik kesilir Jennifer arkadaşlarının olduğu odaya hemen geri döner ama onların yok olduklarını fark eder bunun bir şaka olduğunu düşünür ama olmadığını bir kaç dakika sonra fark edecektir Çünkü Kendisi Elin de Büyük bir Makas Tutan bir Seri Katil Tarafından Kovalanmaya başlar
Evet senaryo bu
ne kadar iyi sorgulanabilir ama kesinlikle iyi işlendiğine söyleyebilirim ve bazı hikayelerin acayip iyi olması gerekmez arkadaşlar karakterlerinin atmosferinin iyi işlenmesi olması onu kurtarabilir
Clock Tower ise bunun en güzel örneklerinden birisi öncellikle Clock Tower öyle 1 tane Katilden kaçtığınız bir oyun değil için de bir Sürü Villain barındıran bir oyun eğer bir ana Villain mevcut değil hatta sizi makas ile kovalayan ana villain gibi gözüken kişi ana villain bile değil ana villain kim diye sorar iseniz mevcut mu onu bile bilmem ama bir seçim yapmak gerekseydi Bayan Mary olurdu evet kendisi Ana Villain neden der iseniz Hikaye Göre doğurduğu iki tane oğlunun annesi oydu ve onları öldürmeye teşvik eden de oydu anlattıklarımın hepsini oyun da hikaye ilerledikçe öğreniyorsunuz ve oyun da öğrenilecek çok şey var ana karakteriniz kişiliği oyun da yaptığınız eylemler ile açığa çıkıyor ve fark ediyorsunuz ki Clock Tower seri katilden kaçan ergen bir kızı anlatmıyor karakterlerin kişiliği ve gerçekten de çözülmeyi bekleyen bir Hikayesi mevcut
Öncellikle her karakterin ayrı bir kişiliği olduğunu söylemek kolay
oyun da yaptığınız eylemlere göre çoğu karakterin kişiliği değişiyor
Mesela en güzel Örneği Mary
Kendisi Oyunun gidişatına göre siz nasıl seçimler yapar iseniz ona göre davranıyor ve kişiliği de ona göre değişiyor
bazen masum gibi davranan bir kadın gibi görünebiliyor iken başka bir oynayış şeklin de sizi öldürmeye çalışan deli bir anne ya da başka bir oynanış şeklin de size ihanet ederek öldüren bir anne ya da başka bir ending de ise size uyku ilacı vererek sonra ise sizi öldüren deli bir anne
değişiyor da değişiyor be
demeye çalıştığım Clock Tower kesinlikle hikayesi bol sürprizler ile dolu her karakterin kişiliğinin davranışlarının size göre değiştiği hikaye temalı bir oyun
çıktığı zamana göre ise de başardığı iş ''sanat esiri'' sayılabilecek kadar da iyi tekrardan dediğim gibi belirli bir kişiliğe ya da davranışa sahip karakterler mevcut değil bu oyun da çoğu karakterin kişiliğini nasıl hayatta kalacağını nasıl davranışlar da bulunacağını falan siz beliriyorsunuz arkadaşlar Clock Tower hikaye açısından acayip başarılı bir oyun
şimdi Hikaye en azıdan Şimdilik bir kenara koyalım ve Gameplay geçelim

Oynanış:

Clock Tower: The First Fear Click and point temalı bir hayatta kalma oyunu evet basit bir Gameplay sahip ama gameplay küçümsemeyin hatta küçümsemeyeceğiniz son şey olsun bu oyunun Gameplay detaylar ve harika keşfedilmeyi bekleyen şeyler ile dolu açıklamama izin verin Clock tower oynayabileceğiniz en iyi detaylı oyunlardan birisi öncellikle hikaye gibi yaptığınız oynanış şekli durmadan değişiyor şöyle açıklayayım bir kere oyun da öldüm ve oyunu tamamen resetledim
bir baktım hayda odaların yeri değişmiş odaların yeri farklı yerler de
bir zaman ise oyun da gezinir iken kutudan katil çıkıyordu bir zaman ise kutudan katil yerine bir kedi çıkıyor
bir zaman ise de oyunun size ilk başlar da kutu da almanızı istediğiniz anahtar tamamen başka yerlere taşınıyor
bir zaman ise yerler tamamen random kırılabiliyor ve ani ölüme sebep olabiliyor
bir zaman ise katil hiç beklenmedik yerlerden çıkabiliyor ve size saklanacak yer bırakmayabiliyor
bir zaman ise aynaya baktığınız da bir el sizi tutuyor ve daha oyunun ilk başların da ölebiliyorsunuz
neler var neler
demeye çalıştığım şey Clock tower kesinlikle harika tekrar oynanmaya değer bir Gameplay sunuyor ne yapar iseniz yapın değişik sonuçlar alacaksınız
ve bu da oyunu tekrar oynamanız için o farklı tüm sonları almak için bir sebep yaratıyor
90lar da ve 80ler de bu kadar detaylı bir gameplay görmek zor o yüzden yaptığı işi sonuna kadar taktir ediyorum
arkadaşlar ben oyunlara tekrar zor bakarım oyun bana gerçekten o oyunu tekrar oynamak için bir sebep sunmuyor ise
Eee Clock tower bunu harika bir şekil de sunuyor
öpün başınızı üstüne koyun
bilmenizi isteyeceğim şey Clock tower da sıkılmanız tekrar oynadığınız da bile zor bir sonra ki oynayışınıza kıyasla acayip garip ve değişik şeyler olacaktır hatta bazen Random ölümlere bile sebep açabilir
bu yüzden hazırlanın aynı zaman da oyun da kurtarabileceğiniz kişiler falan filan yaptığınız seçimlere doğru değiştiğini de belirteyim
bu da işte tekrar oynamanız için farklı harika bir sebep daha
neler var lan neler lan
helal olsun ve bu elde bahsetmeden de geçemeyeceğim bu oyun da bir çan doldurma sistemi var ve bu da Dark Souls da ki gibi oyun da oturmanız ve bir süre beklemeniz lazım bunu yapar iken makaslı katil abinin ya da mary ablanın gelmediğinden emin ol ve evet baya bir süre istiyor
oyun bunu size söylemediği için Kesinlikle söylemem lazımdı
şimdi oyunun zorluğundan biraz bahsedeyim ve Zorluk Kategorisine geçelim

Zorluk:

evet Clock Tower: The First Fear baya bir rage quit geçirmeniz gereken bir oyun
Katile karşı yakalanır iseniz kaçmanız öncellikle mümkün ama bu hiç de hiç kolay olmayacaktır tuşlara abanmaya elinizden geldikçe hazır olun
çünkü abanmaz iseniz abartmıyorum %90 katil sizi yakalayacak demektir
ben bir ara o kadar basıyorum niye hala beni yakalıyor dedim ve fark ettim ki baya baya abanmam lazımmış tuşa
valla en ufak bir yavaşlama da gidersiniz söyleyeyim
aynı zaman da oyunun pc portun da bir save sistemi de yok onu da söyleyeyim
evet şu an da ''NE?'' diye kalıyor olabilirsiniz ama bildiğim kadarıyla save sistemi sadece konsol portların da var
Yani oyunu Emulator ile oynamanızı tercih ederim
ha rage quit geçiririm olur biter diyor iseniz karışamam tabi bu oyun rage quit geçirmek için ideal
aynı zaman da oyunun ilk başların da çok fazla ölür iseniz şaşırmayın çünkü Makaslı katil abimiz emin olun ki hiç beklemediğiniz yerlerden çıkacaktır
saklanıp kendisinin bir süre çıkmasını falan engellemeniz mümkün gerçi
ama her şekil de geri dönecektir ve bazen oyun size kurtarma şansını %3 gibi bir şekil de sunuyor
o yüzden hazırlanın çok kez öleceksiniz
baya baya öleceksiniz
kesinlikle daha zor eski oyunlar oynadım
ama Clock Tower hafife alınacak bir oyun da kesinlikle değil özellikle ilk oynaşınız ise
he bu elde oyunun zorluğunun yine oyunu oynama şeklinize göre değiştiğini söyleyeyim cidden cidden de öyle
helal olsun harbi lan
HELAL OLSUN
HELAL LAN
Ahem
Şimdi ise oyunun Korkunç olup olmadığı kısmına geçelim!

Ne Kadar Korkunç Bilader?:

Evet Clock tower bir korku oyunu tabi ki
slasher türü korlu oyunu ve başarıyor abi başarıyor zamanını aldırmayın Clock Tower sizleri Jumpscare ile korkutmayı bırakın Jumpscare yapmıyor bile Clock tower sizleri gerilim havasını atmosferi ile korkutmaya çalışıyor Özellikle Müzikleri ile
oyunu son ses kulaklık ile oynar iseniz ki öyle oynayın atmosferin ne kadar iyi olduğunu fark etmeniz için fark edeceksiniz ki Clock Tower gerçekten atmosferi ve müzikleri o kadar da iyi yapıyor ki 2020 de bile hafife asla alınmayacak atmosfere ve müziklere sahip
katillerin çıkıp çıkmaması dediğim gibi sizin oynayış şekliniz de bağlı olduğu için katil buradan çıkacak mı düşüncesine kaptırıp çıktığı zaman da gerilimi acayip iyi yaşarsınız
hatta bazen öyle beklenmedik anda çıkar ki gerilimi ve korkuyu damarlarınız da hissedersiniz
Clock Tower korku gerilim atmosfer müzikler hepsini yeterli ve fazla şekil de veriyor,
kesinlikle oyunu oynamanız için farklı sebeplerden birisi
şimdi en önemli ve Son Kategoriye geçelim Tüm Sonlar
hadi bakalım

Sonlar Nasıl?:

öncellikle oyun da dokuz tane ending var
Bunlar harfler ile şöyle sıralanmış oyun da ve hepsini size anlatayım
Ending S: Ana Karakterimiz yaptığı bir ses sayesin de Makaslı seri katil abimizin ölmesine sebep açıyor ve Mary ise kargalar tarafından saldırıya uğradığı zaman Ana karakterimiz onu kurtarmaya çalışsa bile Mary de düşüp ölüyor artık Anne mi Laura mı seçersiniz bilmiyorum ama ikisinden birisi Ana karakterimiz ile birlikte kurtuluyor ve kaçıp gidiyorlar
Ending A: Bu ending de neredeyse aynı olaylar oluyor ana karakterimiz makaslı seri katili öldürüyor fakat bu sefer Anne ile Laura kimi kurtarır iseniz fark etmez Mary tarafından aşağı yitilerek öldürüyor Ana Karakterimiz Mary ile bir savaş veriyor Mary Ana karakterimiz tarafından yeniliyor ve aşağı düşerek ölüyor Ana karakterimiz hayatta kalan tek kişi olmuş oluyor
Ending B: herkes ölmüş halde Ana karakterimiz Seri katili tekrar öldürüyor ve bu sefer Mary ise tam ana karakterimizi başarılı şekil de öldürmeye başaracak iken Mary onu Elektrik sayesin de öldürüyor ve Ana karakterimiz tek başına kaçıyor
Ending C: Ana Karakterimizi Çıkışa yakın bir yer de Mary karşılıyor herkes yine ölmüş durum da Ana karakterimiz Mary ile bir savaşa giriyor ve yenilip yere düşüyor Ana karakterimiz merdivenlerden tırmanıyor fakat Mary de onun peşin de geliyor ana karakterimiz Mary aşağı atıyor ve Mary ölüyor daha sonra seri katili tekrardan düşürerek öldürüyor
Ending D: ana karakterimiz bu sefer bayan Mary seri katil olduğunun farkın da değil ve kurtulduğunu sanarak herkes ölmüş durum da ona sarılmaya gidiyor Mary bıçak çıkartıyor ve ana karakterimizi başarılı şekil de öldürüyor VİLLAİN KAZANDI HAHAHAHAHA.... Villain kazandığı zaman sevinirim hani.... bu ending de baya iyi... NE VAR LAN İŞTE VİLLAİNLAR DA KAZANMAYI HAK EDİYOR
Ending E: Ana karakterimiz bu sefer asansör de üçüncü düğmeye basıyor fakat Asansör başka tarafa gidiyor ışıklar kapanıyor ve makaslı abimiz Mary öldürüyor VE VİLLAİNLAR YİNE KAZANIYOR
Ending F: ana karakterimiz bir tane mağaraya giriyor ve mağara yıkılmaya başladığı zaman asansöre biniyor fakat asansör de onu seri katilin beklediğini fark etmiyor ve asansör de ne yapar ise yapsın seri katil tarafından yeniliyor ve öldürülüyor YİNE VİLLAİN KAZANIYOR İŞTE BU!
Ending G: Ana Karakterimiz araba ile herkesin öldüğüne tanık olduktan sonra kaçıyor ve üç gün sonra evin de ''nedeni'' belirtilmeyen bir şekil de ölü bulunuyor Yine Villianlar kazanıyor (Doğrulandığı Üzere Mary tarafından öldürülmüş kendisi)
Ending H: Yine aynısı fakat bu sefer arabanın arkasından MAKASLI SERİ KATİL ABİMİZ ÇIKIYOR VE BU SEFER ÖLDÜRÜLME SEBEBİ BELLİ OLUYOR
Evet tamamen Farklı Endingler
Şimdi Sonuç Kısmına Gelelim

Sonuç:

Çıktığı yıla göre acayip iyi bir iş çıkartan ve benim çok sevdiğim seri katil temasını acayip iyi yansıtmayı başaran çok iyi hikaye sahip olan oyunu oynamam için üst de bahsettiğim üzere bir sürü sebep sunan bir sürü sonu olması ve acayip korkunç olmasını sayar isek Clock Tower: The First Fear benim için bir sanat esiridir

10

Okuduğunuz için Teşekkürler

submitted by bglfpig to veYakinEvren [link] [comments]


2020.09.20 01:48 bglfpig Clock Tower: The First Fear İnceleme

Seri Katilden kaçma Temasını sever misiniz?
Yani Slasher Diyorum Ben Bayılırım evet
Ne Kadar Klişeler ile dolu olsa bile ergenlerin ya da direkten yetişkinlerin ya da bir kişinin yenilemez bir katil tarafından kovalanmasını izlemek bana hep zevk verdi
bu türü harika veren filmler mevcuttu
Friday the 13th
Halloween
Peeping Tom
Child's play
Scream
Cabin in the woods
Nightmare on Elm Street
Teksas da katliam
Falan Filan say say bitmez
oyunlar açısından da neler var bakalım
popüler olanları sayalım en azıdan evet bir sürü Slasher Türü oyun var ama biz çok bilinenleri sayalım
Until Dawn
Nightcry
remothered tormented fathers
Haunting Grounds
AMA ÖZELLİKLE BUNLARA DOĞUŞ KAYNAĞI OLMUŞ OLAN
Clock Tower: The First Fear
bu oyun hakkın da ne diyebilirim ki? bir sanat esiri mi? yoksa sanat esiri olmaya yaklaşan oyunlardan birisi mi?
hala bile emin değilim ama bunun sebebi ne diye sorar isen Clock Tower bir şeyi başarıyor ki zamanına göre kesinlikle taktir edilmeli
Oyun Size Bir Sürü Ending sunuyor ve çoğu farklı mesela birisini kurtarıyorsunuz ama bir ending de birisi ölüyor ya da bir ending de baya kişiyi kurtarabiliyorsunuz ama bir ending de o olmuyor ya da bir ending de bir villain ekstradan öldürebiliyorsunuz ya da bir kaç ending de ana karakteriniz ölüyor
saydıklarımın hepsini yapıyoruz
ve 1992 de çıkmış bir oyun için bu gerçekten takdir edilebilir ve türünün en iyi örneği bile sayılabilir
Clock Tower: The First Fear sanat esiri mi değil mi? hadi gelin soruyu öğrenelim
Öncellikle bu İnceleme de Tüm Endingler göze alınacaktır güzel uzun bir inceleme olacak arkanıza rastlanın ve okumaya başlayın
Spoiler uyarısı tabi ki oyunu oynamadıysanız gidin oynayın ve gelin öyle okuyun
3
2
1
BAŞLADI

Konu:

Clock Tower: The First Fear oyunu Jennifer Simpson isimli Kızımızın ve Ana Karakterimizin Ahem bir Malikaneye ''Mary Barrows'' isimli Hatun Tarafından götürülmesini anlatıyordur yani tek değil tabi ki yanın da arkadaşları var bunlar ise Anne Lotte Laura Harrington isimli kişilerdir Malikaneye geldikleri zaman önce tatlı tatlı yerleşme yapmışlardır güzel bir güzel kız sohbeti ediyorlardır Sonra Ana Karakter Jennifer arkadaşlarının isteği ile Mary bulmaya gider fakat gider iken Elektrik kesilir Jennifer arkadaşlarının olduğu odaya hemen geri döner ama onların yok olduklarını fark eder bunun bir şaka olduğunu düşünür ama olmadığını bir kaç dakika sonra fark edecektir Çünkü Kendisi Elin de Büyük bir Makas Tutan bir Seri Katil Tarafından Kovalanmaya başlar
Evet senaryo bu
ne kadar iyi sorgulanabilir ama kesinlikle iyi işlendiğine söyleyebilirim ve bazı hikayelerin acayip iyi olması gerekmez arkadaşlar karakterlerinin atmosferinin iyi işlenmesi olması onu kurtarabilir
Clock Tower ise bunun en güzel örneklerinden birisi öncellikle Clock Tower öyle 1 tane Katilden kaçtığınız bir oyun değil için de bir Sürü Villain barındıran bir oyun eğer bir ana Villain mevcut değil hatta sizi makas ile kovalayan ana villain gibi gözüken kişi ana villain bile değil ana villain kim diye sorar iseniz mevcut mu onu bile bilmem ama bir seçim yapmak gerekseydi Bayan Mary olurdu evet kendisi Ana Villain neden der iseniz Hikaye Göre doğurduğu iki tane oğlunun annesi oydu ve onları öldürmeye teşvik eden de oydu anlattıklarımın hepsini oyun da hikaye ilerledikçe öğreniyorsunuz ve oyun da öğrenilecek çok şey var ana karakteriniz kişiliği oyun da yaptığınız eylemler ile açığa çıkıyor ve fark ediyorsunuz ki Clock Tower seri katilden kaçan ergen bir kızı anlatmıyor karakterlerin kişiliği ve gerçekten de çözülmeyi bekleyen bir Hikayesi mevcut
Öncellikle her karakterin ayrı bir kişiliği olduğunu söylemek kolay
oyun da yaptığınız eylemlere göre çoğu karakterin kişiliği değişiyor
Mesela en güzel Örneği Mary
Kendisi Oyunun gidişatına göre siz nasıl seçimler yapar iseniz ona göre davranıyor ve kişiliği de ona göre değişiyor
bazen masum gibi davranan bir kadın gibi görünebiliyor iken başka bir oynayış şeklin de sizi öldürmeye çalışan deli bir anne ya da başka bir oynanış şeklin de size ihanet ederek öldüren bir anne ya da başka bir ending de ise size uyku ilacı vererek sonra ise sizi öldüren deli bir anne
değişiyor da değişiyor be
demeye çalıştığım Clock Tower kesinlikle hikayesi bol sürprizler ile dolu her karakterin kişiliğinin davranışlarının size göre değiştiği hikaye temalı bir oyun
çıktığı zamana göre ise de başardığı iş ''sanat esiri'' sayılabilecek kadar da iyi tekrardan dediğim gibi belirli bir kişiliğe ya da davranışa sahip karakterler mevcut değil bu oyun da çoğu karakterin kişiliğini nasıl hayatta kalacağını nasıl davranışlar da bulunacağını falan siz beliriyorsunuz arkadaşlar Clock Tower hikaye açısından acayip başarılı bir oyun
şimdi Hikaye en azıdan Şimdilik bir kenara koyalım ve Gameplay geçelim

Oynanış:

Clock Tower: The First Fear Click and point temalı bir hayatta kalma oyunu evet basit bir Gameplay sahip ama gameplay küçümsemeyin hatta küçümsemeyeceğiniz son şey olsun bu oyunun Gameplay detaylar ve harika keşfedilmeyi bekleyen şeyler ile dolu açıklamama izin verin Clock tower oynayabileceğiniz en iyi detaylı oyunlardan birisi öncellikle hikaye gibi yaptığınız oynanış şekli durmadan değişiyor şöyle açıklayayım bir kere oyun da öldüm ve oyunu tamamen resetledim
bir baktım hayda odaların yeri değişmiş odaların yeri farklı yerler de
bir zaman ise oyun da gezinir iken kutudan katil çıkıyordu bir zaman ise kutudan katil yerine bir kedi çıkıyor
bir zaman ise de oyunun size ilk başlar da kutu da almanızı istediğiniz anahtar tamamen başka yerlere taşınıyor
bir zaman ise yerler tamamen random kırılabiliyor ve ani ölüme sebep olabiliyor
bir zaman ise katil hiç beklenmedik yerlerden çıkabiliyor ve size saklanacak yer bırakmayabiliyor
bir zaman ise aynaya baktığınız da bir el sizi tutuyor ve daha oyunun ilk başların da ölebiliyorsunuz
neler var neler
demeye çalıştığım şey Clock tower kesinlikle harika tekrar oynanmaya değer bir Gameplay sunuyor ne yapar iseniz yapın değişik sonuçlar alacaksınız
ve bu da oyunu tekrar oynamanız için o farklı tüm sonları almak için bir sebep yaratıyor
90lar da ve 80ler de bu kadar detaylı bir gameplay görmek zor o yüzden yaptığı işi sonuna kadar taktir ediyorum
arkadaşlar ben oyunlara tekrar zor bakarım oyun bana gerçekten o oyunu tekrar oynamak için bir sebep sunmuyor ise
Eee Clock tower bunu harika bir şekil de sunuyor
öpün başınızı üstüne koyun
bilmenizi isteyeceğim şey Clock tower da sıkılmanız tekrar oynadığınız da bile zor bir sonra ki oynayışınıza kıyasla acayip garip ve değişik şeyler olacaktır hatta bazen Random ölümlere bile sebep açabilir
bu yüzden hazırlanın aynı zaman da oyun da kurtarabileceğiniz kişiler falan filan yaptığınız seçimlere doğru değiştiğini de belirteyim
bu da işte tekrar oynamanız için farklı harika bir sebep daha
neler var lan neler lan
helal olsun ve bu elde bahsetmeden de geçemeyeceğim bu oyun da bir çan doldurma sistemi var ve bu da Dark Souls da ki gibi oyun da oturmanız ve bir süre beklemeniz lazım bunu yapar iken makaslı katil abinin ya da mary ablanın gelmediğinden emin ol ve evet baya bir süre istiyor
oyun bunu size söylemediği için Kesinlikle söylemem lazımdı
şimdi oyunun zorluğundan biraz bahsedeyim ve Zorluk Kategorisine geçelim

Zorluk:

evet Clock Tower: The First Fear baya bir rage quit geçirmeniz gereken bir oyun
Katile karşı yakalanır iseniz kaçmanız öncellikle mümkün ama bu hiç de hiç kolay olmayacaktır tuşlara abanmaya elinizden geldikçe hazır olun
çünkü abanmaz iseniz abartmıyorum %90 katil sizi yakalayacak demektir
ben bir ara o kadar basıyorum niye hala beni yakalıyor dedim ve fark ettim ki baya baya abanmam lazımmış tuşa
valla en ufak bir yavaşlama da gidersiniz söyleyeyim
aynı zaman da oyunun pc portun da bir save sistemi de yok onu da söyleyeyim
evet şu an da ''NE?'' diye kalıyor olabilirsiniz ama bildiğim kadarıyla save sistemi sadece konsol portların da var
Yani oyunu Emulator ile oynamanızı tercih ederim
ha rage quit geçiririm olur biter diyor iseniz karışamam tabi bu oyun rage quit geçirmek için ideal
aynı zaman da oyunun ilk başların da çok fazla ölür iseniz şaşırmayın çünkü Makaslı katil abimiz emin olun ki hiç beklemediğiniz yerlerden çıkacaktır
saklanıp kendisinin bir süre çıkmasını falan engellemeniz mümkün gerçi
ama her şekil de geri dönecektir ve bazen oyun size kurtarma şansını %3 gibi bir şekil de sunuyor
o yüzden hazırlanın çok kez öleceksiniz
baya baya öleceksiniz
kesinlikle daha zor eski oyunlar oynadım
ama Clock Tower hafife alınacak bir oyun da kesinlikle değil özellikle ilk oynaşınız ise
he bu elde oyunun zorluğunun yine oyunu oynama şeklinize göre değiştiğini söyleyeyim cidden cidden de öyle
helal olsun harbi lan
HELAL OLSUN
HELAL LAN
Ahem
Şimdi ise oyunun Korkunç olup olmadığı kısmına geçelim!

Ne Kadar Korkunç Bilader?:

Evet Clock tower bir korku oyunu tabi ki
slasher türü korlu oyunu ve başarıyor abi başarıyor zamanını aldırmayın Clock Tower sizleri Jumpscare ile korkutmayı bırakın Jumpscare yapmıyor bile Clock tower sizleri gerilim havasını atmosferi ile korkutmaya çalışıyor Özellikle Müzikleri ile
oyunu son ses kulaklık ile oynar iseniz ki öyle oynayın atmosferin ne kadar iyi olduğunu fark etmeniz için fark edeceksiniz ki Clock Tower gerçekten atmosferi ve müzikleri o kadar da iyi yapıyor ki 2020 de bile hafife asla alınmayacak atmosfere ve müziklere sahip
katillerin çıkıp çıkmaması dediğim gibi sizin oynayış şekliniz de bağlı olduğu için katil buradan çıkacak mı düşüncesine kaptırıp çıktığı zaman da gerilimi acayip iyi yaşarsınız
hatta bazen öyle beklenmedik anda çıkar ki gerilimi ve korkuyu damarlarınız da hissedersiniz
Clock Tower korku gerilim atmosfer müzikler hepsini yeterli ve fazla şekil de veriyor,
kesinlikle oyunu oynamanız için farklı sebeplerden birisi
şimdi en önemli ve Son Kategoriye geçelim Tüm Sonlar
hadi bakalım

Sonlar Nasıl?:

öncellikle oyun da dokuz tane ending var
Bunlar harfler ile şöyle sıralanmış oyun da ve hepsini size anlatayım
Ending S: Ana Karakterimiz yaptığı bir ses sayesin de Makaslı seri katil abimizin ölmesine sebep açıyor ve Mary ise kargalar tarafından saldırıya uğradığı zaman Ana karakterimiz onu kurtarmaya çalışsa bile Mary de düşüp ölüyor artık Anne mi Laura mı seçersiniz bilmiyorum ama ikisinden birisi Ana karakterimiz ile birlikte kurtuluyor ve kaçıp gidiyorlar
Ending A: Bu ending de neredeyse aynı olaylar oluyor ana karakterimiz makaslı seri katili öldürüyor fakat bu sefer Anne ile Laura kimi kurtarır iseniz fark etmez Mary tarafından aşağı yitilerek öldürüyor Ana Karakterimiz Mary ile bir savaş veriyor Mary Ana karakterimiz tarafından yeniliyor ve aşağı düşerek ölüyor Ana karakterimiz hayatta kalan tek kişi olmuş oluyor
Ending B: herkes ölmüş halde Ana karakterimiz Seri katili tekrar öldürüyor ve bu sefer Mary ise tam ana karakterimizi başarılı şekil de öldürmeye başaracak iken Mary onu Elektrik sayesin de öldürüyor ve Ana karakterimiz tek başına kaçıyor
Ending C: Ana Karakterimizi Çıkışa yakın bir yer de Mary karşılıyor herkes yine ölmüş durum da Ana karakterimiz Mary ile bir savaşa giriyor ve yenilip yere düşüyor Ana karakterimiz merdivenlerden tırmanıyor fakat Mary de onun peşin de geliyor ana karakterimiz Mary aşağı atıyor ve Mary ölüyor daha sonra seri katili tekrardan düşürerek öldürüyor
Ending D: ana karakterimiz bu sefer bayan Mary seri katil olduğunun farkın da değil ve kurtulduğunu sanarak herkes ölmüş durum da ona sarılmaya gidiyor Mary bıçak çıkartıyor ve ana karakterimizi başarılı şekil de öldürüyor VİLLAİN KAZANDI HAHAHAHAHA.... Villain kazandığı zaman sevinirim hani.... bu ending de baya iyi... NE VAR LAN İŞTE VİLLAİNLAR DA KAZANMAYI HAK EDİYOR
Ending E: Ana karakterimiz bu sefer asansör de üçüncü düğmeye basıyor fakat Asansör başka tarafa gidiyor ışıklar kapanıyor ve makaslı abimiz Mary öldürüyor VE VİLLAİNLAR YİNE KAZANIYOR
Ending F: ana karakterimiz bir tane mağaraya giriyor ve mağara yıkılmaya başladığı zaman asansöre biniyor fakat asansör de onu seri katilin beklediğini fark etmiyor ve asansör de ne yapar ise yapsın seri katil tarafından yeniliyor ve öldürülüyor YİNE VİLLAİN KAZANIYOR İŞTE BU!
Ending G: Ana Karakterimiz araba ile herkesin öldüğüne tanık olduktan sonra kaçıyor ve üç gün sonra evin de ''nedeni'' belirtilmeyen bir şekil de ölü bulunuyor Yine Villianlar kazanıyor (Doğrulandığı Üzere Mary tarafından öldürülmüş kendisi)
Ending H: Yine aynısı fakat bu sefer arabanın arkasından MAKASLI SERİ KATİL ABİMİZ ÇIKIYOR VE BU SEFER ÖLDÜRÜLME SEBEBİ BELLİ OLUYOR
Evet tamamen Farklı Endingler
Şimdi Sonuç Kısmına Gelelim

Sonuç:

Çıktığı yıla göre acayip iyi bir iş çıkartan ve benim çok sevdiğim seri katil temasını acayip iyi yansıtmayı başaran çok iyi hikaye sahip olan oyunu oynamam için üst de bahsettiğim üzere bir sürü sebep sunan bir sürü sonu olması ve acayip korkunç olmasını sayar isek Clock Tower: The First Fear benim için bir sanat esiridir

10

Okuduğunuz için Teşekkürler
submitted by bglfpig to kiziliksir [link] [comments]


2020.09.19 16:47 MertHr Komşum Hatice abla...

Merhaba ben okan 18 yaşında yakışıklı bir gencim bizim komşumuz vardı 3 senedir dul adı hatice 40 yaşında 3 tane cocugu vardı 2 si yurt dışında biride ünüversitede okuyordu yalnız kalıyordu bazen ihtiyacların ben alıyordum onunla aram iyiydi bir güne onunla alış verişe gitti kendine biraz yiyecek birazda elbise aldı bende ona yardım etmiştim sonra evine geldim hatice abla okan yukarıya gel soguk bişeyler ic dedi bende kabul ettim eve cıktık hatice abla okan sen salona gec otur bende kolanı getiyim dedi ben salona gectim oturdum sonra hatice abla salona geldi kolamıda getirdi sonra hatice abla sen otur ben üstümü degiştiriyim geliyorum dedi sonra bolca bir etek üstünede dar bluz giydi icine sutyen giymemiş memelerin ucu gosteriyordu o heyecanlandım yanıma geldi oturdu bana teşekkur etti saol okan sen olmasan bana kim yardım eder dedi bende onemli degil ne zaman bir ihtiyacın olursa ben yaparım dedim sonra muhabet etmeye başladık bana okan sesin kız arkadaşın varmı dedim bende yok hatice abla dedim sonra ben hatice ablaya hatice abla yalnızlık zor degilmi nasıl yalnız kalıyorsun evlenmeyi düşünmüyormusun dedim+
oda yalnmızlık zor ama şuan evlenmeyi düşünmüyorum sonra bana hic birini gibtinmi dedi bana ben utandım sonra eliyle saclarımı okşadı utanma burda ikimiz var rahatca anlat dedi ben de yok abla daha milli olmadım bana sen cok yakışıklısın dedi senin kız arkadaşın birini gibmen lazımdı dedi bende bulamadım sonra hatice abla istersen ben sana yardımcı olurum dedi bende nasıl olacak dedim sonra eliyle pantolomun üstüne okşuyordu benim gibim kalkmaya başladı cok zevkliydi sonra bana soyun dedi bende soyundum hatice ablada soyundu o nakadar farketemdi 40 yaşında olmasına ragben taş gibi kadındı
sonra dudaklarımız birleşti uzun uzun öpüştükten sonra hadi yatak odasına gecek dedi oraya kadar öpüşerek gittik sonra yataga uzandı ben başladım dudaklarından hertarafına yaladım sonra dıbını yalamaya başladım sonra hatice abla benim yaragımı agzına almaya başladı yalamaya benim yaragım iyice kalktıkta sonra yaragımı agzından cıkartıktan sonra dıbının dudaklarına getirdim yaragımı icine sokmaya başladım başı girdikten sonra canı yanmaya balşadı bende durdum canınmı yandı abla dedim sen sokmaya başla acısı gecer dedi bende yaragımı tekrar sokmaya başaldı yaragımın yarısı girdi sonra git gel yaparak yaragımın hepsini aldı hatice abla altımdan inliyordu bir elimle memelerini okşuyordum emiyordum dudaklarınıa doyamadım sonra 5 dakka daha git gel yaparak geliyordum hatice abla geliyorum dedim oda amıma boşal dedi
bende hamile kalmazmısın dedim oda korunuyorum bende dıbının derinliklerine boşaldım rahatladım sonra yaragımı cıkartmadım icinden kücültene kadar belkedim bir yandandan dudaklarından öpüyorum sonra hatice ablaya teşekkur ettim oda sen saol 3 senedir yarak yemedim bundan sonra kocam sensin sonra banyoya girdik suyun altında dudak dudaga öpüşüyoruz banyo yaptıktan sonra saatime baktım gec oldu bende izin istedim eve gittim
Ertesi gün sabah 9 da kahvaltımı yaptım dershaneye diye Hatice ablaya gittim Zili çaldım yeni uyanmıştı erkeğim diyerek dudaklarıma yapıştı o sabah uyanınca ağzıda oluşan iğrenç tükürük tadını aldım ama bu beni dahada azdırmıştı Birlikte tekrar kahvaltı ettik hatta memelerine reçel sürüp yedim Sonra önceki gece sözleştiğimiz gibi anal için hazırlığa başladık züt yanaklarını ayırdım yeni almıştı ağdayla ama hala tek tük kıl vardı kenarlarda
SONA YAKLAŞTIK vazelin ve tükürük yardımıyle boncuk gibi buruşuk deliği zorlamaya başladım önce işaret parmağımı soktum çıkardım ardından kokladım kokusu güzeldi tadınıda merak ediyordum Bu sefer işaret ve ortayı soktum parmaklarımı iyice deliğine kenarlarında gezdirdim parmağıma takların yapıştığını hissettim Hatice abla ise bağırarak kendinden geçiyordu Parmaklarımı çıkardım ve açık kahverengi takun elime sıvandığını gördüm üzerinde ufak fındık parçaları vardı Akşam yediğimiz fındıklı çikolatadan olsa gerek Parmağmdaki taku dişerimle sıyırarak yedim Tadı acı ve ekşi idi taku ağzımda gevelerken yannanımı züte soktum 5dk pompadan sonra yannanın kökü tak olmuştu her sokuşumda vıcık vıcık tak sesi geliyordu Hatice abla çabuk tuvalete tutamıyorum dedi yannan zütte paytak paytak klozete gidiyorduk ama yetişemeden banyo fayansında birden yannanımı zütten çıkardım tak basınç olmuş kendini birden dışarı attı bir parmak boyunda bir tak parçası kendisi hemen klozete oturdu ve kalan takları sıçmaya başladı
Benim gözüm yerdeki bana beni ye beni ye diye sırıtan tak parçasında Kulağım ise klozette sıçan Hatice Ablanın ıkınma sesindeydi Hatice Abla ıkınırken birden takunu yemek istediğimi söyledim irkildi bende şaşırmıştım ağzımdan birden çıktı bu söz al ye o zaman dedi hayır ayaklarınla bana yedir dedim 2dk lık bir uğraş sonunda Hatica Ablayı ikna ettim iğrenekek iki ayağının başparmağıyla taku tuttu hafif havaya kaldı bende eğilerek HÜP diye taku tek hamlede ağzıma aldım tak ağzımda iken içerisindeki bütün tadları aldım domates tadı vardı hafif şeker tadı vardı ekşimsi bir tad vardı birazcık ağzımda çiğnedikten sonra yuttum boğazımdan geçerken biraz yaktı
submitted by MertHr to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.19 16:04 CreativeGrand güzel kızın belalısı çok oluyo amk

güzel kız sevmek zor iş aslında. seveni, belalısı çok. kıza yürüsen karşında bir yığın insan var. kimisi belalı, psikopat. hatta bunların bazıları kızı da tehdit ediyo. güzel kız olmak da zor iş aslında. güzellik harbiden başa bela.
ha güzel kız sayısı fazla olsaydı durum bu kadar kötü olmazdı tabi.
submitted by CreativeGrand to KGBTR [link] [comments]


2020.09.19 15:40 Karacehennem Bu Wattpad Kızları Nereden Kopya Çekiyor?

Konunun derinine inmek için inlerine sızdım ve kopya çektikeri dizilerden biri olan The Originals’ın ilk iki bölümünü izledim. Dizide dikkatimi çekenler:
“Şehre indim, kaldırımda yürürken karşıma bir kadın çıktı. ‘Merhaba bayan, sizde kurtboğan var mı?’ diye sordum. Dükkana girip bana iki şişe getirdi” gibi...
Edit: Acaba altyazı veya dublajda “köken” kelimesi geçiyor mu diye kontrol ettim. Bu dizide geçmiyor. We’ll get ‘em next time!
submitted by Karacehennem to veYakinEvren [link] [comments]


2020.09.19 10:22 Bumbe1yarrak Amınız olsa babanıza siktirir misiniz?

Bi uyanıyorsunuz taptaze pazardan yeni çıkmış, ergen kız rüyası pempesi gibi bir amınız var babanıza siktirir misiniz?
View Poll
submitted by Bumbe1yarrak to KGBTR [link] [comments]


2020.09.19 09:37 federalkaii Film önerisi (Korku) - Orphan

Orphan (Yetim yada Türkiye'de bilinen adıyla 'Evdeki Canavar) 2008(bilmiyorum) yılında yapılmış tanınan bir korku filmidir.Filmde bir ailemiz ve birde yetimhaneden bu aile tarafından alınan bir kızımız var.Bu kız yetimhaneden bu aile tarafından evlatlık alınıyor ve herşey ,ailedeki oğlan bireyin kızla dalga geçmesi dışında , en başta mükemmel gidiyor. Ama sonrasında Esther(yetim kız) deli yanını çıkarıp aile ortamını tamamen bozmaya çalışıyor ve sonrasında Esther'in aslında gözüktüğü yaştan daha büyük biri olduğu ortaya çıkıyor.
submitted by federalkaii to akagas [link] [comments]


2020.09.19 00:21 varkesme .... ya beyler bu kusu

Ya beyler bu kuşu sikecem artık amk. Geçen geldim bu yavşak ölü balık kokuyordu. Yıkanmayı da sevmiyor şerefsiz. Sonra gittim pet shopa anlattım olayı. Elimde bir ürün var dedi. Hatta anlattı ürünü baya. Tabi o zaman instadan karı kız kesiyorum, dinlemedim bunağı. Bir tane küçük kutu çıkardı, vurdu tezgahın üstüne. Al bakalım evlat dedi. Amcık hoşafına bak sanki Usta Splinter. Neyse amk aldım kutuyu baktım. Kuş banyosu için küvet yazıyor. Verdim parasını aldım(50TL girdi götüme). Girdim eve, taktım kafese. Orospu çocuğu kuş gelmiş bön bön bakıyor. İspanyol sömürgeci görmüş kızılderili gibi. Bekledim biraz ama sonradan kafama dank etti. Banyo yapacak medeniyet yok bu piçte. En son cinnet geçirdim aldım kuşu. Küvete şapır şupur sok çıkar yaptım.Sudan çıkarttığım gibi elimi bir ısırdı var ya. Ananı sikeyim, öyle bir ısırdı ki. Yengeç gibi kaptı. Dedim parmak koptu herhalde. Neyse elimi sardım falan. Elimde sıkıntı yok. Kuşa iyi bir eş buldum. Çatır çutur sabah akşam sikiyor bu yavşağı. Arada sırada ağladığını duyuyorum. Sadist gibi zevk alıyorum artık. Hak etti pezevenk.
submitted by varkesme to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.17 17:54 _raihee_ Nasıl Anime karekteri olunur diy tutorial

Yo ben Japon sokak zencisi Rayuga Amano ve bu sana nasıl Anime karekteri olunacağını anlatıcam bir tutorial bu yeğen.
Öncellikle Anime karkteri nedir yenir mi içilir mi : Anime karekteri olmak demek büyük göz demektir,uzun bacak demektir,nefes ala ala konuşmak demektir, kız isen koca meme demektir,erkek isen büyük yarrak demektir, belki biraz traplik femboyluk demektir yeğen.
Bak yeğen ilk olarak Anime karekteri olmak için günde 2 saat Anime izliyorsun ben demiyorum Animelojistler diyor chanan waifu tay diyor pröfesürler var onlar diyor.
Böyleliklen Anime phraselerini bilip Anime karekteri gibi konuşabiliyosun koçum bağır bakalım şimdi one chan diye!!! Sesini mümkün olduğunca incelt yeğen helyum çekmiş gibi tamam mı?
İkinci adım yeğen Anime karekteri gibi Davranmak peki nasıl yabacağız yaw güven abine sen: sikin varsa sevimli amın varsa havalı olucan işte ya ne tam tersi yeğen güven bana.
Üçüncü adım yeğen Anime karekteri gibi giyinmek, Peki nabacağız?
Bak camiiyi koluna al aldın mı? Dön ordan düz git yeğen yürü 100 metre heh japonyadasın şimdi . Gir bi dükkana de ki amcaya: "Anata to sekkusushitai" adam kızabilir yılma devam et bağırmaya sonra dur deki "Watashi wa chitsu o motte imasu" de adam durucak sonra soyucak sizi neden deme canım adam o kadar duygulandı ki Anime katekteri olma azminiz,isteğinizden sizi elleriyle giydiricek yani işi bittikten sonra giydirir sanırım...
Aynaya bak yeğen erkeksen etek japon okul kıyafeti ve pembe saçlı olmuş olacaksın. Bir hanım kızımızsan siyah saçlı pantolon kazak gözlüklü olmuş olacaksın.
İnsanlar trap diyebilir sana ama cahilliklerine ver sen anime karekterisin artık.
Gel bağcılar waifu kırahathane ve manga evine beraber yeşil çay içim manga okuyalım okey atalım adamsın yeğen
Son olarak insanlar seni sikmeye çalışırsa de ki
"1-Jikan-atari 1000-doru"
Rahat bırakırlar sizi böyle diyince yeğen.
Hadi shivaya emanet ol.
Annengillere selam söyle .
submitted by _raihee_ to Rayuga_Archive_ [link] [comments]


2020.09.17 17:54 _raihee_ Nasıl Anime karekteri olunur diy tutorial

Yo ben Japon sokak zencisi Rayuga Amano ve bu sana nasıl Anime karekteri olunacağını anlatıcam bir tutorial bu yeğen.
Öncellikle Anime karkteri nedir yenir mi içilir mi : Anime karekteri olmak demek büyük göz demektir,uzun bacak demektir,nefes ala ala konuşmak demektir, kız isen koca meme demektir,erkek isen büyük yarrak demektir, belki biraz traplik femboyluk demektir yeğen.
Bak yeğen ilk olarak Anime karekteri olmak için günde 2 saat Anime izliyorsun ben demiyorum Animelojistler diyor chanan waifu tay diyor pröfesürler var onlar diyor.
Böyleliklen Anime phraselerini bilip Anime karekteri gibi konuşabiliyosun koçum bağır bakalım şimdi one chan diye!!! Sesini mümkün olduğunca incelt yeğen helyum çekmiş gibi tamam mı?
İkinci adım yeğen Anime karekteri gibi Davranmak peki nasıl yabacağız yaw güven abine sen: sikin varsa sevimli amın varsa havalı olucan işte ya ne tam tersi yeğen güven bana.
Üçüncü adım yeğen Anime karekteri gibi giyinmek, Peki nabacağız?
Bak camiiyi koluna al aldın mı? Dön ordan düz git yeğen yürü 100 metre heh japonyadasın şimdi . Gir bi dükkana de ki amcaya: "Anata to sekkusushitai" adam kızabilir yılma devam et bağırmaya sonra dur deki "Watashi wa chitsu o motte imasu" de adam durucak sonra soyucak sizi neden deme canım adam o kadar duygulandı ki Anime katekteri olma azminiz,isteğinizden sizi elleriyle giydiricek yani işi bittikten sonra giydirir sanırım...
Aynaya bak yeğen erkeksen etek japon okul kıyafeti ve pembe saçlı olmuş olacaksın. Bir hanım kızımızsan siyah saçlı pantolon kazak gözlüklü olmuş olacaksın.
İnsanlar trap diyebilir sana ama cahilliklerine ver sen anime karekterisin artık.
Gel bağcılar waifu kırahathane ve manga evine beraber yeşil çay içim manga okuyalım okey atalım adamsın yeğen
Son olarak insanlar seni sikmeye çalışırsa de ki
"1-Jikan-atari 1000-doru"
Rahat bırakırlar sizi böyle diyince yeğen.
Hadi shivaya emanet ol.
Annengillere selam söyle .
submitted by _raihee_ to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.17 11:06 Oguzcan-wozi Beyler selam kız arkadaşıma pikap satın almayı düşünüyorum 350-500 lira arası önerebileceğiniz bir model marka var mı ? Bu hepsiburadaki çantalı modeller iyi gibi duruyor ama hangisi daha iyidir veya aralarında bi fark var mıdır bi fikrim yok. Yardımcı olur musunuz?

Bi de İstanbulda veya Bursa’da bildiğiniz ucuz plakçı var mı plakçılar çarşısı gibi bi yer biliyor musunuz ?
submitted by Oguzcan-wozi to KGBTR [link] [comments]


İsmail Türüt - Bir Kız Var Nişan Eden Bir Kız Var Nişan Eden Bir Kız Var (Horon) - YouTube Onur Aydın - Bir Kız Var Nişan Eden (Official Audıo) BİR KIZ VAR NİŞAN EDEN Bir Kız Var Nişan Eden - Hızır Dinçer & Onay Şahin 2013

Kızlar, bir kız var ve? - KizlarSoruyor

  1. İsmail Türüt - Bir Kız Var Nişan Eden
  2. Bir Kız Var Nişan Eden
  3. Bir Kız Var (Horon) - YouTube
  4. Onur Aydın - Bir Kız Var Nişan Eden (Official Audıo)
  5. BİR KIZ VAR NİŞAN EDEN
  6. Bir Kız Var Nişan Eden - Hızır Dinçer & Onay Şahin 2013

Bir Kız Var Nişan Eden (Onay Şahin) Official Music Video #birkızvarnişaneden #onayşahin - Esen Müzik - Duration: 3:45. Esen Müzik 7,645,543 views Bir Kız Var Nişan Eden (Onay Şahin) Official Music Video #birkızvarnişaneden #onayşahin - Esen Müzik - Duration: 3:45. Esen Müzik 7,042,182 views. 3:45. Bir Kız Var Nişan Eden (Onay Şahin) Official Music Video #birkızvarnişaneden #onayşahin - Esen Müzik - Duration: 3:45. Esen Müzik 7,092,065 views. 3:45. Provided to YouTube by Believe SAS Bir Kız Var (Horon) · Şeref Akgün · Hasan Köprülü · İbrahim Erbaş · Hasan Köprülü · Hasan Köprülü Pare Pare ℗ Köprülü Film... ''Onur Aydın - Sebebi Sensin'' Adlı Yeni Albümü Tüm Dijital Platformlarda!... Kanala Abone Olmak İçin: https://www.youtube.com/channel/UCNfkrmVlFV77UPULt5BZX... Bir Kız Var Nişan Eden (Onay Şahin) Official Music Video #birkızvarnişaneden #onayşahin - Esen Müzik - Duration: 3:45. Esen Müzik 7,248,469 views. 3:45.